06 Kasım 2012

Zaman rüyadaymış gibi aksa ya her zaman

-- uzun süredir yazı yazmamış olmanın verdiği paslanmışlık yüzünden çok sayıda saçmalama içerir --

    Rüyalarda dikkatinizi çekmiştir belki, hiç bir şey yapmayıp öyle boş boş dolaştığınız bir anınız yoktur. Kesinlikle bir şeyler yapıyorsunuzdur. Dolaşıyorsanız bile bir şeyler arıyorsunuzdur. Çünkü boş geçen zamanlarda beyniniz belki rüya görmek adına hiç bir şey yapmadığından zamanın oradaki akışını da görmezsiniz.
    Zaman hareket varolduğu sürece takip edilebilir bir kavramdır. İzafiyete bağlamak istemiyorum o yüzden bu kısmı çok hızlı geçiyorum. Madem zaman hareket varolduğu sürece takip ediliyor. Belli bir saate ve güne ayarlasak beynimizi ve beynimiz dursa (uykuda olduğu gibi) aradan kaç saat geçmiş ne olmuş hiç bir şey bilmediğimizden arada bir kayıp zaman olur.
    Beynimiz kendisi dışında hiç bir hareket algılamadığından o aradaki zamanı da hissedemez. Haliyle teorik olarak uyuduğumuzda kendi bakış açımızla geleceğe gidiyoruzdur. Daha zinde bir vücudumuz olması aradan zaman geçtiğini zamanla iyileştiğimizi göstermez de belki zamanda yolculuğun olumlu etkilerinden biridir bu.
    Mesela bir işimiz var ama o işe kadar arada yapacak hiç bir şeyimiz yok. Doğrudan o zamana yolculuk yapsak fena mı olur? Haftalık takvimimizi ayarladık boşluksuz bir şekilde şu zaman sınav şu zaman sınava çalışmam lazım şu zaman biriyle görüşmem var bir saat öncesine ışınlanayım dedikten sonra o andan öbür ana ışınlanarak tüm işlerimizi halledebilsek keşke.
    Bunu neden istiyorum? Çünkü arada geçirdiğim boş zaman bir sürü potansiyel gereksiz aktivite barındırıyor. Bir şeyler yapmadan geçirdiğim zamanlardan rahatsız olmaya başlıyorum çünkü önümüzdeki haftalar, aylar belki de yıllar için çok planım olmasına rağmen hiç biri gelmek bilmiyor. Siz de yaşamadınız mı hiç bu duyguyu?


Hiç yorum yok: