20 Aralık 2011

Balon misali

    Özellikle yıllardır bir meslekte uzmanlaşmayı planlayan insanlar üniversiteye başladıklarında "Her gün yeni işler, her hafta yeni çalışmalar, her gün öğrenilecek yeni bilgiler, yapacak çoook şeyler var!" modunda başlar.
    Mesela kendi mesleğim mühendislikten başlayayım. Gerçekten bunun nasıl bir his olduğunu yaşamadan anlamak mümkün değil sanırım. Yaptığınız bir şeyi yüzlerce binlerce insanın kullandığını bilmek apayrı bir şeydir yani. İnsanların hayatlarını kolaylaştırmakta önünüzdeki tek engel hayalgücünüzdür. "Süperim ya ben artık ehihi" falan olursunuz.
    Ama gelin görün ki üniversite hayatı hiç de beklediğiniz gibi olmaz. O gazlı lafların yerini "Hoca bana taktı ya piç 2 puan verse B gelcekti.", "Sınava gidemedim napıcam ya.", "Abi o değil de sen dünkü quiz'i naptın?" tarzı cümleler alır. Hayalleriniz milyonlarca insanın hayatını değiştirmekken, artık kendi hayatınızı bile değiştirecek gücünüz olmadığını düşünebilirsiniz. Kısaca üniversite sizin tüm havanızı bir anda burnunuzdan getirebilir.
    Hayaller küçülebilir. Ama asla yok olmaz. Balon gibi işte. Sönse bile elindedir. Şişirmekten çekinmemek lazım. Hayat hayallerinin gerçekleşmesi için eninde sonunda önüne bir fırsat koyacaktır. Küçük şeyler sadece bu fırsatı geciktirir. Sinek küçüktür ama mide bulandırır derler ya. "Fil büyüktür ezerse öldürür." demeyi tercih ederim ben.


Hiç yorum yok: