20 Ekim 2011

Şehitlerimiz için 1-2 günlük saygı duruşu

    Hakkari Çukurca'da çatışma: 26 şehit, 22 yaralı. Kim bilir kaçımız okuduk bu haberi gerek gazetelerde gördük gerekse televizyondan izledik. Kılımızı kıpırdattık mı bunun olmaması için diye bir durup düşündük mü peki?

    Bugün Kızılay'dan Tunus'a yürürken o saatlerde dersleri olmasına rağmen bir liseli sürüsü "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye sloganlar atarak önümden geçiyor. Tahminim yarısından fazlası bu sene sınava girecek. Görünüşlerinden anlaşılıyor 11 ya da 12. sınıf oldukları. (Sözüm meclisten dışarı) Dışarıda bir gömlek, düğmelerinin 3'te 1'i açık, kravat da oraya kadar indirilmiş, saçları jöleli. Bağırıyorlar "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye. "Mustafa Kemal'in askerleriyseniz onun yolunu izleyin" diye geçiriyorum içimden.

    Etrafta ellerinde mikrofonlarıyla muhabirler var, kameramanlar yerlerini almış tam sokağın ucunda bekliyorlar. Yazacaklar "İşte Mustafa Kemal'in nesli!" diye başlık atacaklar. Gündem yine gençliğe dönecek. 2 gün önce "Gençlik nereye gidiyor?" yazan gazete bugün gençliğiyle gurur duyacak.

    Biraz daha yürüyorum. Gazinonun birinin kapısında "Şehitlerimiz nedeniyle bir gün kapalıyız." yazıyor. Sadece bir gün. Yarın yine dansöz oynatacaksınız yani? Yazık. Bazılarımızdaki mantık "Şehitler ölmez, vatan bölünmez"i aşmış, "Şehitler ölmüyor nasıl olsa! Eğlenmemize bakalım!"a dönmüş.

    Hala savaşı topla tüfekle değil alnımızın teriyle kazandığımızı idrak edemeyen nesil, "Sıralarda ders çalışmaktan kıçımız terledi bu ne ya?" cümlesini kurmaktan hiç kaçınmayabiliyor haliyle. Mustafa Kemal'in sizin gibi askerlere değil, "Ülkemi nasıl daha iyi yerlere getirebilirim?" diye düşünen askerlere ihtiyacı var. 1-2 gün şehitlerin ardından ağlayın, sonra hayatınıza devam edin. Hepimizin yaptığı da bu değil mi zaten? Ama unutmayın: "Ancak başkaları için yaşanmış bir hayat yaşamaya değer bir hayattır. (Only a life lived for others is a life worthwhile.) - Albert Einstein"


3 yorum:

şeymaerişik dedi ki...

"yakın Menemeni" alınan tek örnek oldu Mustafa Kemal'den.oluşumlara öfke ve başkaları için yaşayıp üretken olma kavramlarını karıştırıyoruz.tepkiler de geçici oluyor bu yüzden,samimiyet lazım.

Onur Erzurum dedi ki...

Katılıyorum kardeşim sana. Dualrımız da askerlerimizle...

AlpereplA dedi ki...

Medya seçici davranıyor. Nelerin gösterilip nelerin gizlendiği, hangi örneklerin verilip hangilerinin verilmediği halkın tepkisini o yönde değiştiriyor, halk gizlenenleri görene kadar, yani kısa vadede, okuduklarının etkisine kapılıyor. Medyanın en çok beslenebileceği alan olduğu için genel olarak öfke unsuru göz önüne çıkarılıyor bence.