11 Ağustos 2011

Biraz daha lütfen.

    Gözlerimden birini hafif aralayıp etrafıma bakınıyorum. Odamdayım sanırım. Başımın altında yastığın yumuşaklığını hissediyorum. Çok şükür yere düşmemişim bugün uyurken. Hafifçe yana dönerken çarşaf sırtımı okşuyor.
    Pencere yanındaki yatağım beni her sabah solumdan kalkmak zorunda bıraksa da günümün güzel geçmesi ümidiyle uyanıyorum yeni güne. Yine bir yaz günü. Açık pencereden içeri giren rüzgar perdeleri salladıkça, güneş ışığı içeri girecek bir delik buluyor. Yatağın ışık görmeyen tarafına doğru yuvarlanıyorum. Hala gözlerimden sadece biri hafifçe aralanmış durumda.
    Bu üstümdeki ağırlık da neyin nesi? Kaç saattir uyuyorum acaba? Saatime bakmalıyım... Elimi telefonuma uzatıyorum. Gitmiş. Yere bakıyorum tek gözümle. Yattığım yerden uzanamayacağım kadar uzaklaşmış. Nasıl gitmiş ki oraya? Yine de merakımı gidermek için kendimi biraz zorluyorum telefonumu almak için... Lanet! Yere düştüm... Telefonumun kilidini açmaya çalışıyorum. Şifremi giriyorum. Açılmıyor. Tekrar deniyorum. Yine olmuyor. Uyku sersemi yanlış giriyorum galiba. Son kez tane tane giriyorum şifremi. Saat hala sabahın sekizi... Neden uyanmıştım ki bu saatte?... Neden uyanmıştım ki gerçekten?
    Güneş gözümü alıyor. Bugün neler yapmam gerektiğini hatırlamaya çalışıyorum. Doğru ya... Bugün bir buluşmam vardı. Kiminleydi acaba? Telefonuma bakmalıyım... Herşeyimi telefona yazıyorum. Bunu da yazmış olmalıyım. Telefonum nerde peki? Telefon uzanamayacağım bir yerde yine... Uyanınca bakarım... Uyanık değil miyim zaten?
    Sinirlenip kafamı vuruyorum arkaya doğru. Ama başımın arkasında bir yumuşaklık var. Ne ki bu yumuşaklık? Yastık olabilir mi? Yere düşmemiş miydim ki ben? Yatağımda mıyım gerçekten? Ne ara geldim buraya ben? Hatırlamıyorum... Saat on falan olmalı. Biraz daha ayılmış gibiyim... Ama hala uykum var... Lütfen uyumama izin verin... Lütfen bir daha uyanmayayım...


2 yorum:

Uykusuz Cimcime dedi ki...

yazma tarzını çok beğendim..şarkıyı da öyle..hoş yahu..

AlpereplA dedi ki...

sağol yahu.. :)