17 Ağustos 2010

17 Ağustos diyince...

17 Ağustos diyince aklıma gelen tek şey doğduğum yer olan Gölcük'e gittiğimizde annemle babamın bana "Bak sen bu hastanede doğmuştun" demesi ve oraya baktığımda masmavi denizden başka hiçbirşey görememiş olmam.

O sular altında kalmış binanın çatısı zar zor seçiliyordu denizin maviliğinde. Ben hiç doğmamış gibiydim. Bir depremin benim bu dünyaya gelişime, ilk nefesimi alışıma dair tüm anıları o binayla birlikte yerle bir etmesi gerçekten garip. Hiçbir yakınım ölmemişti, zarar görmemişti. Sadece ben ölmüştüm orada. Hem de en ufak bir sarsılma yaşamadan.


Hiç yorum yok: